şeftalili domuz eti: imamın dişinda herkes bayıldı

Yunan mutfağı domuz etini hor görmez, onunla kavga etmez, beddua okumaz sadece fırına verip pişirir ve tadını çıkarır. Ve madem Yunan mutfağını sunuyoruz domuz etini sunmadan geçemeyiz.
Sevgili yemek severler domuz eti kokmuyor, hatta çok tarafsız bir kokusu var, her türlü baharatı kaldırır, dolgun tadıyla tatmin eder, ıgzarası ise söylendiği kadar efsanevi!
Kırmızı et tüketimini abartmazsak bize verecek çok faydalı hediyeleri var; özellikle domuz eti içerdiği demir ile, vitamin B öğeleriyle, aminoksitleriyle kalitesi yüksek olan bir protein kaynağıdır ve savunma mekanizmamızın en sağlam destekçilerinden biridir. Tekrar hatırlatıyorum, ölçülü tüketmek lazım!


Yolunuz Yunanıstan' a düşerse domuz etinin sofraların kralı olduğunu farkedeceksiniz, o yüzden en popüler ve en fena bağımlılık yapan lezzet domuzdan yapılır ve ismi souvlaki.
Sicaklar hafiflesin ve son baharda sizi günaha çağıran ev souvlakisi de yapacağım, söz. Ama şimdilik, biraz gurme takılalım! Meyveli kırmızı şarapla marine edilmiş domuz eti ve az pişirildikten sonra bıraktığı gözyaşlarında sote edilmiş taze şeftalili bir tabağa nasıl bakardınız?


Köyümden getirdiğim taze domuz etini daha iyi bir şekilde değerlendiremezdim sanırım. Şeftali tam mevsiminde, etimize bambaşka bir ferahlık kattı, ayrıca kokusu tabağımızı yazın rüzgarları kadar hafif yaptı. Kuzey Yunanistan'da bulursunuz bu lezzeti, hatta Kozani'de, bulamazsanız da, ye iç sev size Kozani'yi getirir.
Domuzcuğa heyecan katmak için değişik baharatlara ihtiyacınız yok, kendisinden lezzetli ve klasik düeti kullanırsanız; tuz-karabiber, müthiş bir tat yaratmış olursunuz. Yok illaki tabağıma daha teatral bir ruh vermek istiyorum diyorsanız, o zaman taze biberiye ile yetinmenizi önereceğim.


Etin suyunda pişmiş şeftalinin kalın kesilmiş soğanlarıyla birlikte gözlerinizi doyurmak için yeterli olmadığını düşünüyorsanız, hafif acılı ama her açıdan da hafif yaz sebzeleriyle yapılmış kepekli bulgur pilavı ile eşlik edin!
Ne kadar beyaz şarap taraftarı olsam da, bu tabak ancak sek kırmızı bir şarapla yenilir, yoksa sofradan biraz durgun kalkarsınız...

7 comments:

Anonymous said...

Mehaba, bu yemegin tam tarifini yazabilir misiniz. Olculerini de belirtirseniz sevinirim.

stavriani said...

sevgili isimsiz, tariflerimi tam vermek amacim degil bu blogda, daha cok tasvir etmek ve bir yemegin guzelliginden bahsetmek. Fakat cok istiyorsan seve seve verebilirim. Su adresten ulasabilirsin: ye.ic.sev@gmail.com. Tesekkurler!

Anonymous said...

anladim tesekkurler.

Anonymous said...

Hersey icin cok tesekkurler: deneyecegim:=)))

stavriani said...

eminim cok yaratici bir tat cikacak!

su zerken said...

herkes tutturmuş pisliğini yiyen hayvan diye, tavuk da kendi pisliğini yiyor.

bu arada ellerinize sağlık afiyet olsun, bizim toplum biraz ikiyüzlü işte, içki içer ama domuz eti yemez :)

Anonymous said...

güldüm pisa

Powered by Blogger.